IŞIL AYDIN...

25/6/2009 ·

IŞIL AYDIN...

___l_nisan_2006_207.jpg

Yukarı baktım, tüm yıldızlı göklerde Biri gördüm,
Aşağı baktım, tüm dalgaların köpüklerinde Biri gördüm.

Yüreğe baktım, bir deniz, bir evrenler enginliği vardı.
Binlerce düş gördüm, tüm düşlerde Biri gördüm.

Bire kaynaşır korkundan hava, ateş, toprak ve su,
Göze alamaz hiç biri karşı çıkmayı sana.

Yaşayan hiçbir yürek yoktur ki yer ve gök arasında,
Duraksamadan atmasın sana tapınmada.

MEVLANA

AŞK İLE...

25/1/2009 ·

aşk ile...

Ertelemek


Yunanlı Diogenes, insan soyunun en övgüye layık bilgelerinden biridir. Büyük İskender Hindistan'a giderken, ona rastlar. Bir kış sabahıdır ve Diogenes, bir nehir kıyısında kuma uzanmıştır. Çok güzel bir insandır. Yüreği güzelse kişinin, yüzüne bu dünyaya ait olmayan bir güzellik yansır.
İskender hayran kalır ve "efendim" diye hitap etmemiştir.
Efendim beni inanılmaz ölçüde etkilediniz. Sizin için yapabileceğim bir şey var mı? Emredin yapayım.
Diogenes şöyle der: "Azıcık sağa kay. Güneşimi engelliyorsun. Başkaca hiçbir isteğim, gereksinmem yoktur. Olmayacak da.
İskender kendinden geçmiştir. "Ulu Tanrım" diye yakarır. "Bir daha dünyaya gelirsem beni İskender olarak değil, Diogenes olarak yarat." Diogenes bunun üzerine "Şu anda da benim gibi olabilirsin; erteleme. Sana kim engel olabilir ki? Aylardır savaşıyorsun. Ne adına? Nereye gidiyorsun?" der.
Hindistan'a...tüm dünyayı fethetmeye gidiyorum.
Sonra ne yapacaksın?
Ondan sonra istirahata çekileceğim.
Sen delirmişsin. Bak bana. Ben dinleniyorum. Dünyayı fethetmedim ama dinleniyorum. Amacının gerekli olduğunu da sanmıyorum. Sonunda dinlenmek istiyorsan, neden şimdiden dinlenmiyorsun ki!... Dinlenmek ertelenmemeli. Dinlenmeyi hak etmek için savaşmak, fethetmek zorunda olduğunu sana hangi salak söyledi? Eğer hemen istirahata çekilmezsen, bil ki hiçbir zaman çekilemezsin. Üstüne üstlük dünyayı da fethedemezsin. Yolculuğun orta yerinde, tam doruktayken ölüp gidersin. Her şey yolculuğun orta yerinde yok olmaya mahkumdur.
İskender el etek öpüp ayrılır; inadından caymaz ve ölür. Efsaneye göre Diogenes de onunla aynı günde ölmüştür. Tanrı katında karşılaşırlar. İskender, utancını gizleyerek seslenir: "Hey Diogenes!... Bak gene karşılaştık. İşte imparator ve dilenci gene karşı karşıya."
Söylediklerin doğru ama yorumun yanlış. Kimin dilenci, kimin imparator olduğunu bilemezsin. Ben ömrümü sonuna kadar yaşadım...eğlendim...mutlu oldum. Tanrıyla yüz yüze gelebilirim. Korkum yok. Oysa sen Tanrıyla rahatça yüzleşemeyeceksin. Neden derse, benim yüzüme bile çekinmeden bakamıyorsun. Evet, gözlerime bakamıyorsun, çünkü yaşamını ziyan ettin. Yaşamın bir ihanetti. Yanılgı ve günah dolu, hırslı, hırçın, sevinçten yoksun bir yaşam sürdün. Yazık...




___l_nisan_2006_083.jpg

___l_nisan_2006_001.jpg

___l_nisan_2006_006.jpg

Ali Naki'nin özel sayfası...

SONSUZLUK VE BİRGÜN...

24/1/2009 ·

sonsuzluk ve birgün...

sonsuzluk...

Bir gün uykuya dalsan ve rüya görmeye başlasan, seni hiç uyandırmasalar sen yaşadığın, gördüğün herşeyi gerçek sanmaya başlarsın." Matrix...
Eğer gerçeği gözlerin açıkken yaşamıyorsan, kapalı iken de yaşayamazsın!

Peki İllüzyon Nerede!!!

___l_m_044.jpg

Felsefe ve Sanat sitesi...

ZAMAN VE MEKAN...

16/5/2006 ·

zaman ve mekan...

seyir var seyran içinde...


Mevlana ve kapılar
1-Şeriat Kapısı
2-Tarikat Kapısı
3-Marifet Kapısı
4-Hakikat Kapısı
Öğreti olarak bu kapılar birer birer geçilerek Hakikate ulaşılır.
************
Öğrencilerinden biri Mevlana'ya sormuş
" -Efendim bu 4 kapı meselesini ben pek anlayamıyorum.
Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır misiniz ? "

" -Simdi bak, karşı medresede dersini çalışan dört kişi var ve hepsi rahlelerine
eğilmiş.
Sen git bunların hepsinin ensesine bir şamar at, sonra gel sana anlatayım."

****
Öğrenci gitmiş birincinin ensesine bir tokat aksetmiş.
Tokadı yiyen derhal ayağa kalkıp arkasını donmuş ve daha kuvvetli bir tokatla
Mevlana'nin öğrencisini yere yıkmış. Öğrenci dayağı yemiş, geri dönecek ama
hocasına itaat var.

Yaradana güvenip ikinciye de bir tokat aksetmiş. O da derhal ayağa kalkıp elini
kaldırmış. Tam tokadı vuracakken vazgeçip yerine oturmuş.

Öğrenci devam etmiş, üçüncüye de bir tokat atmış. Üçüncü şöyle bir kafasını
çevirip baktıktan sonra çalışmasına devam etmiş.

Dördüncü, tokadı yemesine rağmen hiç oralı bile olmadan çalışmasına devam etmiş.

Öğrenci Mevlana'ya donmuş, olanları anlatmış.
Mevlana ; "İste sana istediğin örnekler....

- Birinci, şeriat kapısını geçememiş biri idi.
Şeriatta kısasa kısas olduğu için, tokadı yiyince kalktı, aynisini sana iade
etti.

- İkinci, tarikat kapısındadır. Tokadı yiyince o da kalktı, tam tokadı iade
edecekti ki tarikat öğretisinde verdiği söz aklına geldi. "Sana kötülük yapana
bile iyilik yap".
Onun için dondu, oturdu.

- Uçuncu, marifet kapısına kadar gelmiştir.
İyinin ve kotunun tek Yaramandan geldiğini bilir, inanır.
Yaradan bu kötülüğe hangi iblisi alet etti diye merakından söyle bir donup
baktı.

- Dördüncü, hakikat kapısını da geçmiştir.
İyinin ve kotunun tek sahibi olduğunu ve ayni olduğunu bilir. Onun için donup
bakmadı bile....

Mevlana




galeri 14

___l_at_lye_2006_080.jpg

___l_at_lye_2006_085.jpg

___l_m_036.jpg

artacademy resim sitesi...

NEREYE YOLCU...

16/5/2006 ·

nereye yolcu...

eski bir hikaye...

insanlar
kendilerini dünya ile
yeryüzünü cennet ile

cenneti YOL ile
ve YOL'u da doğal oluş ile

belirlerler.

-- Laozi (Lao Tzu)

"Okuyup yazanla okumayan arasındaki fark, ölü ile diri arasındaki fark kadardır."
Aristo

"Nefsinin öğretmeni, vicdanının öğrencisi ol."
Platon

"Topraklar sahip olmak için değil, hatırlanmak içindir."
Don Juan

"Hayat kısa insanoğlu! Kesildikçe biten otlar gibi yeşermeyeceksin bir daha."
Ömer Hayyam

"Denizin dibinde incilerle taşlar karışık bulunurlar. Övülecek şeyler de kusur ve yanlışların arasında bulunur."
Mevlana Celaleddin-i Rumi

yedekfotolarnaki__673_.jpg

Anadolu Aydınlanma Vakfı'nın sitesi...

« Önceki ::